KİŞİSEL GÜVENLİĞE YÖNELİK 4 TEHDİT

KİŞİSEL GÜVENLİĞE YÖNELİK 4 TEHDİT

 

 

Kimlik Hırsızlığı: Bir hırsızın hakkınızda kişisel bilgiler toplayıp bunları sizin yerinize geçmek için kullanmasına kimlik hırsızlığı denir. Yaş sınırı yoktur; hırsızlar gençlerin ve çocukların kimliklerini de çalabilir. En çok 18 – 29 yaş aralığındaki kişilerin kimlikleri çalınmaktadır.

Bir hırsızın sizin adınıza kredi kartınızla alışveriş yapması, banka hesabı açması, borç alması ve hatta suç işlemesi için çok fazla kişisel bilgiye ihtiyaç yoktur: TC Kimlik numaranız, şifreniz, adresiniz, annenizin kızlık soyadı, banka hesap numaranız ya da PIN Kodu yeterlidir. Dolandırıcılar, hassas kişisel bilgileri vermeniz için sizi kandırmaya çalışır. Dolayısıyla nelere dikkat etmeniz ve neler yapmanız gerektiğini öğrenerek bu suçluların kurbanı olmaktan kurtulabilirsiniz.

Hesap avcılığı (Phishing): “Password” (şifre) ve “fishing” (balık avlamak) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşturulmuş phishing kelimesinin anlamı, yasadışı yollarla bir kişinin şifresini veya kredi kartı ayrıntılarını öğrenmektir. Oltayı attığınızda mutlaka bir balık oltaya takılacaktır düşüncesinden çıkan bu dolandırıcılık türünde şifre avcıları, genelde e-posta vb. yollarla kişilere ulaşır ve onların mesela kredi kartı ayrıntılarını sanki resmi bir kurummuş gibi isterler. Bu “av”a karşılık veren kullanıcıların da hesapları, şifreleri vb. özel bilgileri çalınır.

En tehlikeli sahtekarlıklar en orijinalmiş gibi görünenlerdir. Web de hesap avcılığı da aynı şekilde işler. Hesap avcıları güvendiğiniz bir şirket, bankanız veya çevrim içi mağazadan geliyor gibi görünen bir tür istenmeyen e-posta gönderirler. Bunlar, gönderenin adresi ve logosuna kadar saygın bir şirketten gelen duyurularmış gibi görünür. Sahte e-posta “yemdir” ve genelde yine güvendiğiniz işletmeninmiş gibi görünen sahte bir Web sayfasına bir bağlantı içerir. Web sitesi, kredi kartı numarası, TC Kimlik numarası veya banka hesabı gibi kişisel bilgileri isteyebilir. Yemi yutarsanız maddi zarara uğrarsınız ve kimliğinizi çaldırırsınız. Böylece hesabınıza ve paranıza erişmesi için yeterli bilgiyi vermiş olursunuz. Hesap avcıları bu verileri kendileri kötü amaçla kullanır ya da başka suçlulara satar.

Sahte postalar: Sahte postalar başka bir sahtekarlık türüdür. Bazı sahtekarlar “yatırımınız” karşılığında büyük paralar vaad ederek sahte bir hayır kurumuna bağış isteyerek veya bir malı çok ucuza satmayı teklif ederek paranızı almaya çalışır. E-posta gönderen sahtekarlar, küçük bir ücret karşılığında banka hesabınıza milyonlarca dolar aktarmayı teklif eder. Başlangıçtaki teklife yanıt verirseniz daha fazla para vermenizi gerektiren ve söz verilen paranın hesabınıza aktarılmasını geciktiren acil durumlar çıkmaya başlayacaktır. Sonunda sahtekar paranızla ortadan kaybolacaktır.

Tüketicileri dolandırmayı amaçlayan başka bir ortak sahtekarlık türü, uluslararası bir piyangoda bilet alma ve kazanmanız için “gizli bir sistem” kullanma şansı sunar. Ya da e-posta hiç girmediğiniz uluslararası bir piyangoda kazandığınızı duyurur ve paranın aktarılabilmesi için banka hesap numaranız veya “işlem ücretini” ister. Elbette gizi sistem diye bir şey yoktur ve bu e-postalarda bahsi geçen piyangoların birçoğu sahtedir.

SPAM (İstenmeyen postalar): Sahtekarların kullandığı bir diğer araç, istemediğiniz ve talep etmediğiniz postalardır: e-posta, IM, elektronik tebrik kartları gibi. İstenmeyen postalar sahte web sitelerine bağlantılar veya ilgilenmediğiniz ürünler için reklamlar içerebilir. Çevrimiçinde güvenli olmanın en önemli yolu dikkatli, sağduyulu davranmak ve istenmeyen posta ve dolandırıcılıkları tanımayı ve engellemeyi öğrenmektir.